Bugun...



İSTANBUL OYUNCAK MÜZESİ

Ziyaret edeceğimiz yerlerden biri de gazeteci, araştırmacı yazar, şair ve tiyatro sanatçısı Sunay AKIN tarafından kurulan “İSTANBUL OYUNCAK MÜZESİ”ydi. İSTANBUL OYUNCAK MÜZESİ’nde bu gün 4.000 oyuncak sergileniyor.

facebook-paylas
Güncelleme: 12-03-2026 00:51:08 Tarih: 15-02-2026 05:25

İSTANBUL OYUNCAK MÜZESİ

 

İSTANBUL OYUNCAK MÜZESİ ZİYARETİMİZ

           Temmuz ayı içinde İstanbul'daydım. Sadece bir hafta kalacaktım ve gezip görmek istediğim birçok yer vardı. Şimdi “İstanbul'u gezmek için bir hafta yeter mi?” dediğinizi duyar gibi oluyorum. Evet ben de aynen öyle demiştim. “İstanbul'u gezmek için bir hafta yeter mi?”... Yetmezdi elbet; ama bu bir haftayı çok iyi değerlendirmem gerektiğinin de farkındaydım. Yeğenim de bana eşlik etti. Planımızı yaptık. İnternetten, gezeceğimiz yerlerin telefon ve adres bilgilerini edindik ve İstanbul’un o gürültülü ve kalabalık olduğu kadar, büyülü de olan ortamına dalıverdik.

           Ziyaret edeceğimiz yerlerden biri de gazeteci, araştırmacı yazar, şair ve tiyatro sanatçısı Sunay AKIN tarafından kurulan “İSTANBUL OYUNCAK MÜZESİ”ydi.

           Gazetelerden ve televizyondan oyuncak müzesi hakkında bazı bilgiler edinmiştim ama müzeyi yerinde gezmek ve görmek elbette ki bir başka olacaktı benim için. O ortamı teneffüs etmek, eski oyuncaklarımızı bir müze farkı ile yeniden görüp çocukluk yıllarımıza dönmek bende hem hoş bir anı olarak kalacaktı hem de oyuncakların arasında dolaşıp oyuncak müzeciliği hakkında bilgi edinmiş olacaktım.

          Öğlene doğru Kadıköy Pendik arasında sefer yapan dolmuşlardan birine binerek yola koyulduk. Göztepe’ye gelince minibüs şöförünün de yönlendirmesi ile uygun bir yerde indik. Müze için yönlendirilen levhalardaki ok işaretlerini takip ederek müzenin bulunduğu Dr. Zeki Zeren Sokağına girdik.

            Sokağa daha ilk adımlarımızı atmıştık ki bizi o heybetli görünümleri ile ünlü, üç sevimli zürafa heykeli karşıladı. Biri sarı diğer ikisi gümüşi renkte olan lame boyalı bu zürafalar birer teşrifatçı edası ile hoş geldiniz diyorlardı adeta. Hemen fotoğraf makinemi çıkararak ilk fotoğraflarımı çekmeye başladım. Tabii kendim de sarı renkteki zürafayla birlikte fotoğraf çektirmeden müzeye girmedim.

           Demir parmaklıkları beyaza boyalı bahçe kapısından içeri girerken, bize hoşgeldin diyenlerin sayısının arttığını gördüm. Kapının bir tarafında çizgi film kahramanı kedi Sylvester diğer tarafında masal kahramanı Keloğlan, içeride ise sağ tarafta eşeğine ters binmiş Nasrettin Hoca gayet güleç bir yüzle bize bakıyordu.

              Merdiven basamaklarından çıkarak müzeye adım attık. Bizi güleryüzle karşılayan müze görevlisinden biletlerimizi alırken fotoğraf çekmenin serbest olup olmadığını sordum. Flaş kullanmadığınız sürece çekim serbest cevabını alınca rahatladım; çünkü buraya kadar gelip de fotoğraf çekemeden dönseydim çok üzülürdüm. Makinemin flaşını kapattım ve görevlinin önerisi üzerine gezmeye çatı katından başladık.

            İSTANBUL OYUNCAK MÜZESİ beş katlı. Tahta merdivenlerden çıkarak ulaştığımız çatı katında çatı katı ruhunu yansıtan eski eşyalar bulunuyordu. Oradan indiğimiz her katta düzenlenmiş vitrinlerde farklı türlerde oyuncaklar sergilenmişti.

           Bebek evleri, yabancı ülkelerden getirilen oyuncaklar, Kızılderililerin yaşamlarını yansıtan vitrinler, sirkler, uzay çağı, kara, deniz ve tren yolu araçlarının oyuncakları... Hepsi birbirinden güzel, etkileyici ve görülmeye değer oyuncaklardı.

             Sunay AKIN'ın ailesinden kalma bu tarihi beyaz köşkün tahta merdivenlerinden katlara çıkarken, 70-80 yıl önesine ait olan büyük boy reklam afişleri dikkatlerimizden kaçmıyordu. Bu afişlerde çocukluğumuzda, babalarımızın bize tutumlu olmayı öğrenmemiz için İş Bankasından getirdiği demir kumbaraların reklamları vardı. İşte bu demir kumbara reklamları beni hem çocukluk yıllarıma götürmüş, hem de yüzümde mutlu bir ]gülümseme oluşturmuştu. Yeğenime: “Benim de böyle bir kumbaram vardı,” dedim gururlanarak ve de içimi çekerek. Bu afişlerden görüntüleyebildiğim kadarını sizlerle paylaşmak istedim.

            İSTANBUL OYUNCAK MÜZESİ her yaşa ve her çağa hitap eden düzenlenmesi ile büyük dikkat çekiyor. Her katta farklı bir mesaj vermiş konuklarına. Müzenin düzenlemesini Ayhan DOĞAN yapmış. Emeğine sağlık.

2. katta bulunan uzay temalı oyuncak vitrinlerinden biri.

Sunay AKIN ve oyuncak gemisi NEPTÜN

            Sunay AKIN sünnet olmadan önce fotoğrafçıya götürülmüş. Fotoğrafçı onun oyalanması için eline, üzerinde NEPTÜN yazan bu oyuncak gemiyi vermiş ve fotoğraf çekiminden sonra geri almış. Bu durum henüz 5 yaşında olan Sunay AKIN'ı çok üzmüş ve ağlatmış.

37 yıl sonra Sunay AKIN "NEPTÜN"e Almanya’da bir oyuncakçıda rastlamış. Hemen almış tabii. Fotoğrafın altındaki kartta bu da bu hikaye anlatılıyor.

            Leonardo da Vinci’nin 1502 yılında başlayıp 4 yıl sonra bitirdiği ünlü tablosu Mona Lisa’nın, oyuncak bebeği, ünlü porselen bebek yapımcısı Fawn Zeller tarafından 1954 yılında, porselen olarak üretilmiş. İSTANBUL OYUNCAK MÜZESİ’nde sergilenen, sadece bir tane üretilmiş olan bu bebeğin giysileri Mona Lisa tablosundaki giysilerin aynısıdır. Tabloda sadece belden yukarısı görünen Mona Lisa’nın alt kısmındaki giysilerini de o dönemin giysilerine uygun olarak yapan Zeller, 1500’lü yıllarda iç çamaşırı olmadığını göz önüne alarak elbisesinin altına ipek jüpon giydirmiştir.

Eyüp Sultan Oyuncakçısı

             Giriş katının altında müzenin bahçesi ve kafeteryası var. Gelen konuklar orada hem dinleniyor hem de yine o katlardaki oyuncakları büyük bir zevkle inceliyor.

Bahçede ÇİKOLATA EV bulunmakta burada öğrenciler etkinlikler yapmaktadır.

         Kapağında ATATÜRK'ün resmi bulunan ALFABE, Pamuk Prenses ve Yedi Cüceler ( Bahçede), yakalıklarımızı kolaladığımız kolalardan tutun da arkasında horoz ya da o dönemin artistlerinin resimlerinin bulunduğu yuvarlak küçük aynalar, OMO kutuları ( açılmamış) VİM, PURO sabunları, o dönemin kibrit kutuları, tel ve makaradan yapılan oyuncak arabalar ve daha neler neler...

        Müzenin en alt katında bulunan lavaboların giriş bölümü bir denizaltı görünümünde yapılmış.

        Ayrıca bu katta 70 kişi kapasiteli bir konferans salonu da bulunmaktadır.

    İSTANBUL OYUNCAK MÜZESİ’nde bu gün 4.000 oyuncak sergileniyor. Biz burada çok azını sizlerle paylaşabildik. Sizlerin de gidip bütün oyuncakları yerinde görmenizi tavsiye ederim. Bu güzelliği kaçırmamanız dileğiyle...

      Herkesin görmesi geren bir müzecilik örneği sergilemiş Sunay AKIN. Farklı çağlara götürüp bizleri o çağlarda yaşatmayı da başarmış. Ayrıca yabancı ülkelerin oyuncaklarından örnekler vererek dünya oyuncak kültürleri ile de bizleri buluşturmuş. 20 yılda 40 ülke dolaşarak antikacılardan oyuncaklar satın alıp böyle bir müze oluşturmak hiç de kolay olmasa gerek.

       Bu eşsiz girişimi için kendisine teşekkür ediyoruz.

       YAZAN: OKUYAZGEZ

Adres: Ömerpaşa Caddesi Dr. Zeki Zeren Sokağı No:17

Göztepe / İSTANBUL

Tel : 0 (216) 359 45 50 - 51

FOTOĞRAFLAR:  OKUYAZGEZ




Bu haber 69 defa okunmuştur.


okuyazgez / 10-03-2026 21:52:00

Yıllar önce gitmiştim. Çok keyifliydi.



İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER GEZDİK GÖRDÜK YAZDIK Haberleri

YUKARI YUKARI